Web 3.0’dan bahsetmeden önce Web kavramından ve Web 1.0’ın Web 3.0’a olan yolculuğundan bahsetmeliyiz.

Web, ağ anlamına gelmektedir ve bilgisayar ağını ifade etmek için kullandığımız bir terimdir. İnternet üzerinde yazı, görsel, ses, grafik gibi dokümanları uzaktaki bilgisayarlara iletmeye yarar. Global olarak düşündüğümüzde dünyadaki bilgisayarlar arasındaki bu veri paylaşımını ifade etmek içinse Dünyayı saran ağ yani “World Wide Web(www)” terimi kullanılmaktadır.

Web kavramını anladığımıza göre artık Web 3.0’a olan yolculuğumuza başlayabiliriz.

                                                                   WEB 1.0

Web 1.0, internetin ilk keşfedildiği zamanlarda kullanılan web teknolojisidir. Bu dönemde kullanıcı sunucuya bağlanıyor ve web sitesindeki bilgiden yararlanabiliyordu. Ancak kendisi herhangi bir içerik üretemiyor, sayfaya herhangi bir şey ekleyemiyordu. Başka bir deyişle tek yönlü ve statik bir yapıya sahipti. İnsanların bilgiye olan ihtiyacı arttıkça Web 1.0 artık yeterli gelmemeye başladı ve yeni bir döneme geçildi. 

WEB 2.0

Web 2.0, bizim şu anda içinde bulunduğumuz dönemdir. Kullanıcı yine web sitesindeki bilgiden yararlanabiliyor ama bunun yanı sıra sayfada etkileşimde de bulunabiliyor. Yorum atabiliyor, alışveriş yapabiliyor, içerik üretebiliyor ve en önemlisi kullanıcılar birbirleriyle bağlantı kurup sosyal etkileşime girebiliyor. Bu nedenle bu dönem “Sosyal Web” olarak da tanımlanabilir. Artık kullanıcılarında içerik üretip birbirleriyle bağlantı kurabilmesi Facebook, Instagram, YouTube, Twitter, TikTok gibi sosyal platformların oluşmasına sebep olmuştur. Dolayısıyla Web 1.0’ın aksine sunucular yerini platformlara bırakmıştır. Tüm bu yenilikler ile artık web, çift yönlü ve dinamik bir yapıya dönüşmüştür.

Ancak hem Web 1.0 hem de Web 2.0’ın ortak bir özelliği var. Merkeziyetçilik. Web 1.0’da kullanıcının bilgiyi alabilmesi için merkezi bir sunucunun, web sayfasına bir bilgi eklemesi gerekiyordu. Web 2.0’da ise kullanıcının bilgi alıp içerik üretmesi, alışveriş yapması veya etkileşimde bulunabilmesi için yine yukarıda bahsettiğimiz platformları kullanması gerekiyor. Dolayısıyla Web 1.0’daki sunucular ve Web 2.0’daki platformlar birer merkez halinde ve bizim bilgiyi almamız ve/veya kullanmamız için bu merkezi sistemlere ihtiyacımız var. Web 3.0 ise yeni bir döneme geçişi temsil etmekte. Merkeziyetsiz bir sistemi…

WEB 3.0

Web 3.0, sunucular veya platformlar gibi bir merkeze bağlı olmayacak. Web 2.0’daki “App”ler yani uygulamalar ortadan kalkacak ve yerine “DApp”ler(Decentralized app – Merkeziyetsiz Uygulama) gelecek. DApp’ler sayesinde aracı platformlar aradan kalkarak açık kaynak kodlu ve merkeziyetsiz bir ortam sağlanacak. Örneğin bir içerik üreticisi video yayınladığında elde edeceği kârı YouTube, TikTok gibi platformlarla paylaşmak zorunda kalmayacak, doğrudan kendisi alabilecek. Aynı şekilde bir blog yazarının yazısını okuduğumuzda bunun ücreti uygulamaya değil doğrudan blog yazarına gidecek. İçerik üreticileri, içeriklerini doğrudan kullanıcıya ulaştıracak. Web 3.0, bahsettiğimiz bu merkeziyetsiz sistem ile interneti daha demokratik bir yer haline getirmeyi amaçlamaktadır. 

Web 3.0 ile içerik kontrolleri insanlar tarafından değil yazılımlar tarafından gerçekleşecek. Veritabanları birbirleriyle iletişim kurarak bizim neleri sevip sevmediğimizi, nelere ilgi duyup duymadığımızı anlayarak ona göre içerik üretebilecek. Ulaşmak istediğimiz bilgiler karşımıza kişisel zevklerimize göre çıkabilecek ve istediğimiz bilgilere daha kısa bir sürede erişebileceğiz.

Özetlemek gerekirse Web 3.0’ın özellikleri şunlardır:

1) Merkeziyetsizlik: Aracı platformların aradan çıkmasıyla kullanıcılar, içeriklerini aracı platformlar tarafından kontrol edilmeden doğrudan diğer kullanıcılara ulaştırabilecek ve bunun sonucunda elde edeceği kârı herhangi bir platformla paylaşmak zorunda kalmayacak, kendisi alacak.

2) Bilgi Bağlantılarında Artış: Nesnelerin interneti sayesinde daha fazla ürün internete bağlandıkça algoritmalara sunulan verilerde bir o kadar artmaktadır. Bu veri artışı sayesinde algoritmalar, kişisel ihtiyaçlarımıza daha çok hitap edecek şekilde bize bilgiler sunmaktadır.

3) Sezgisel Aramalar: Arama motorları, gün geçtikçe karşımıza istediğimiz bilgileri daha iyi bir şekilde çıkarmaktadır. Web 3.0 ile artık istediğimiz bilgiyi, arattığımız kelimelerden yola çıkmanın yanı sıra arattığımız kelimelerde “anlam” arayarak da bulmaya çalışacaktır. Buna “semantik” denir. Bu sayede arama motorlarından daha akıllı ve daha hızlı sonuçlar alabileceğiz.

Son olarak günümüzde gelişmekte olan bazı Web 3.0 projelerini ve neleri amaçladığından bahsedelim.

Filecoin: Merkeziyetsiz bir dosya saklama sistemi olan Filecoin, verilerin birden fazla konumda erişilebilmesine olanak sağlayarak hem güvenilir hem de ekonomik bir depolama seçeneği sunmaktadır.

Helium: Elektronik cihazların kablosuz bir şekilde internet bağlantısı kurmalarını sağlayan merkeziyetsiz bir ağdır. Kablosuz bir şekilde bağlanan cihazların verileri şifreleme yöntemiyle korunmaktadır.

Audius: Müzik sektöründe herhangi bir aracı olmadan şarkıcıların eserlerini doğrudan hayranlarıyla paylaşabileceği ve para kazanma konusunda güvenceli bir projedir.

Ocean Protocol: Verileri özel ve güvenli bir şekilde yayınlayarak veri alışverişi yapma ve veri kullanma imkanları sunarken insanların veri paylaşımları karşılığında para kazanmasını sağlayan merkeziyetsiz bir veri alışverişi protokolüdür.

Web 3.0, hayatımıza birçok yenilik, güvenilirlik ve kolaylık getirerek interneti daha demokratik bir yer haline getirmeye çalışmaktadır. Web 3.0 projeleri gün geçtikçe gelişirken tam olarak ne zaman hakimiyeti ele alacağını bilmiyoruz. Mobil cihazların artışı, Web 1.0’dan Web 2.0’a geçişi hızlandırdığı gibi Web 2.0’dan Web 3.0’a geçişi hızlandıracak bir şey mümkün mü peki? Evet, mümkün; Metaverse araçları. Metaverse’ün gelişimiyle hayatımızın nasıl değişeceğinden bahsetmiştik. Bu gelişim ile Metaverse araçları (VR gözlükler, AR gözlükler ve diğer giyilebilir cihazlar) daha fazla yaygınlaşmaya başladıkça zamanında mobil cihazların yeni bir Web dönemine geçişini hızlandırdığı gibi Metaverse araçları da Web 2.0’dan Web 3.0’a geçişi hızlandıracaktır. Web 3.0’ın gelişimiyle birlikte çok alışık olduğumuz arama motorları, sosyal medya uygulamaları, konuşma uygulamaları ve işletim sistemleri gibi birçok uygulamalar yerini merkeziyetsiz uygulamalara bırakacak. Bu ne kadar çok zor gibi görünse de zamanında çok zor görünen birçok şey günümüzde başarıya ulaşmıştır. Gelecekte şu an adını bile duymadığımız DApp’leri kullanmaya başladığımız zaman bu yazıyı hatırlamanız dileğiyle…

YAZARLAR

Batuhan İŞLEYEN

Sude İdil ÖZTÜRK