1- “Cam Tavan” Kavramı Nedir?

  Kadınların kariyer basamaklarında ilerlemelerini ve üst düzey yönetime geçmelerini engelleyen, görünmez ve kolay aşılamayan engellere atıfta bulunan metafordur. Kısaca yapay duvarlardır.

Birçok alanda kadınların başarı, yetenek ve liyakat gibi özelliklerini göz ardı ederek ilerlemelerini olumsuz etkilemektedir.

 

 

 

2- Kavramın Ortaya Çıkışı:                     

“Cam Tavan” tabiri ilk kez New York’taki 1978 Kadınlar Fuarı’nda ortaya çıkmış, daha sonra 1986 yılında                     Wall Street Journal’da kadınların iş yaşamını konu edinen makalede yayınlanarak popüler hale gelmiştir.

Ayrıca ABD Çalışma Bakanlığı 1991’de cam tavan komisyonu kurarak nitelikli kadınların ve azınlıkların karar alma pozisyonları için rekabet etme veya kazanma fırsatından mahrum bırakıldığını tespit etmiştir.

 

 

 

3- Cam Tavan Neden Var?

 Cam tavan sendromunun ortaya çıkmasında etkili olan faktörler genellikle bireysel, örgütsel ve toplumsal temalar etrafında şekillendirilmiştir:

Bireysel faktörler, kadının toplumsal cinsiyet temelleri rollerinden kaynaklanan iş ve aile yaşamı arasında birden fazla rol üstlenmek zorunda kalarak yaşadığı ikili hayat perspektifini ifade etmektedir.

Örgütsel faktörler ise kadının içinde bulunduğu erkek egemen üst yönetim kültüründe hiyerarşik düzenin dışına itilmesidir. Çalışma hayatının tamamında ikinci planda kalma riskiyle karşı karşıya olan kadınlar, insan odaklı, performansa dayanan veya cinsiyet eşitliğini temel almış bir kültürün hâkim olmadığı örgütlerde kendilerini ispatlamak için daha fazla çaba harcamak zorunda kalmaktadırlar.

Toplumsal faktörlerde ise cinsiyetle bağdaştırılan kalıplaşmış önyargılar temelinde yükselmektedir. Söz konusu faktörler, ataerkil yapıda kadının sorumluluğunu daha çok aile içinde, kamusal alanı ilgilendirmeyen bir dünya ile tanımlarken erkekleri de karar alımında daha etkin kılmaktadır. Yöneticilik benzeri üst düzey, stratejik veya iddialı olarak nitelendirilen işlerin kadınlar tarafından yapılmayacağına yönelik var olan cinsiyet temelli kalıplaşmış yaklaşımlar veya eğitim olanaklarının eşitsizliği gibi durumlar kadınların kariyer hayatlarında önlerine çıkan önemli engellere kaynaklık etmektedir. Ayrıca erkek yöneticilerin, kadınların kararlılık ve azim açısından yönetim kademelerine uygun olmadıklarına yönelik ön yargıları, kadınlarla iletişim kurmanın zorluğuna inanmaları ve gücü elinde tutma arzuları cam tavanın oluşmasında etkili unsurlardır.

 

4- Akademide Cam Tavan:

Finans, politika, teknoloji gibi birçok alanda olan cam tavan, akademide de kendini göstermiştir.  

Kadın nüfusu içerisinde eğitim seviyesi yüksek kadınların ağırlıklı olarak yer aldığı akademide ise mesainin bitmediği meslek olması nedeniyle kadın akademisyenlerin iş ve aile yaşamı arasında sıkıştıran unsurları oluşturmaktadır.

 

 

 

 

Tablo1’de görüldüğü gibi akademik pozisyonların en alt basamağında görülen eşitlik, kademelerde görülen ilerlemeye bağlı olarak bozulmuş, kadın sayısı azalma göstermiştir.

Yine 2020 yılı itibariyle devlet üniversitesi fakültelerinin %84,44’ünü erkek dekanlar yönetirken;  %15,56’sını kadın dekanlar yönetmektedir. 129 devlet üniversitesi içerisinde kadın rektör sayısı sadece 6 olup bize durumu göstermiştir.

 

 

 

5- Cam Tavanları Kırın!

Günümüzde hala devam eden bu sorun cam tavanların kolay kırılamayacağını göstermektedir.

 Devlet, işverenler, akademik kurumlar ve kadınların kendileri bu engelleri aşmada önemli rol üstlenmelidir.

Kadının iş yaşımında destekleyecek mekanizmaların oluşturulması (esnek çalışma saatleri,yakın kreş yerleri…), toplumca dayatılan roller yükleyen ayrımcı bakış açısının değiştirilmesi, kadınlara özgüven kazandıran ve diğer kadınlarla işbirliği içinde olmasını sağlayacak projelerin geliştirilmesi, ayrıca devletin uygulayacağı makro politikalar ile eşit iş kanunları sağlanması önem taşımaktadır. Özgüven sahibi kadınların yetiştirilmesinin ve istihdama kazandırılmasının sadece kadınların değil tüm toplumun görevi ve sorumluluğu olduğu unutulmamalıdır.

 

         

“Kadınlarını geri bırakan toplum, geride kalmaya mahkumdur.”

-Mustafa Kemal ATATÜRK

YAZAR

Kıymet EVSAN